|
|
..........:::::::::: GİRİŞ VE ÖNSÖZ ::::::::::.......... 
Not:Linkler Aşağıdadır |
- Dinler tarihi incelendiğinde gdinlerinden kalma bazı inanç, âyin ve âdetleri yeniden canlandırmışlardır. O kadar ki, peygamberlerin bildirdiği ve öğrettiği Tevhid (Tek Allah) inancından uzaklaşarak, eski bâtıl inançlarına yeniden sapabilmişlerdir. örülüyor ki, halk tabakaları, ilâhi dini öğreten peygamberlerinden zaman bakımından uzaklaştıkça eski
- Her yeni gelen peygamber, insanları bu yanlış inaninançlarından kopamayan, ilâhi gerçekleri idrak edemeyen bazı kavimler, peygamberlere karşı direnerek, bu yolda seller gibi kan akıtmışlardır. Çünkü insanoğlu en çok inanç ve vicdanî konular üzerinde hassasiyet göstermektedir, İnsan; inananın yanlış, gittiği yolun tehlikeli olduğunu görse bile, çoğu zaman alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemez. Eğer bir de bazı menfaatlerinin yok olacağı evham ve endişesine kapılırsa daha da hassaslaşır. Aklı ve gönlü iyice yatmadıkça kanaatini değiştiremez. Birtakım ihtiraslar onu, daha da tutucu hale getirir ve sertleştirir.çlarından uzaklaştırmak için büyük mücadele vermiştir. Fakat "paganist"
- îetmeyenler arasındaki kavga, tarih boyunca sürüp gelmiştir.şte bu nitelikteki insanlar, peygamberlerin tebliğ ettiği ilahî dinlere, daima karşı çıkmışlardır. Böylece ilahî dini kabul edenlerle,
- Peygamberlerin izinden gelen gertoplumda, yanlışa ve bâtıla sapanlar daima olagelmiştir. Zira bir dinin esas ilkeleri, âyinleri başka bir din içerisine hemen aynıyla geçmese de, "hurafeleri" bir din ehlinden başka bir din ehline, bir hastalık, gibi sirayet edebilmektedir. Çünkü insan toplulukları her yerde, bazı kültür ve eğitim farklılıklarına rağmen insan olma nitelikleri bakımından birbirinin aynıdır. Bu itibarla diğer din toplulukları içerisinde olduğu gibi, müslüman toplumlar arasında da hurafelere inananlar mevcuttur. Özellikle çeşitli kavim ve milletler müslüman olduktan sonra bu batıl inançlar daha da çoğalmıştır. Her kavim beraberinde "cahiliye" âdetlerinden birşeyler getirmiştir.çek din uleması yanlış inanç ve hurafelerle mücadeleye devam etmişlerdir. Ancak her devirde ve her
- MBabil, Hint, Acem, Fenike, Roma ve Helenler gibi ilkçağ kavimlerinden intikal etmiştir. Bazı bâtıl inanışlar da Yahudi, Hıristiyan ve Şamanlardan geçmiştir.üslümanlar arasında görülen, fakat İslâm'ın esas talimatıyla bağdaşmayan bazı yanlış ve acaib âdetler, müslümanlara eski Mısır,
- BugKeldarüstan, Filistin, Arap Yarımadası kısaca Küçük Asya, vaktiyle çeşit çeşit kâhinler yetiştirmiş, acaib ve garip inançlara sahne olmuştu.ün müslümanların çoğunluğu teşkil ettiği yerler, eski çağlarda hurafelerinin çokluğu ile şöhret bulmuştu. Hint, İran, Mısır,
- Bu hususta M.Şemsettin (Günaltay), "Hurafattan Hakikate" adlı eserinde şunlan yazmaktadır.
- "Yıldızların vaziyet ve hareketlerinden hbaşlayan efsane devri zamanla daha çok yoğunluk kazanmıştır. Halkın başına birer bela olan kâhinler, cahil kitleyi istedikleri gibi kullanmak, zâlim hükümdarları, kendi emirlerine boyun eğdirebilmek için, bâtıl inançların artmasını bütün şeytanlıklarıyla devam ettirip nüfuzlarını yükseltmişlerdir..."ükümler çıkarma âdeti, insanlığa Keldanilerin armağanıdır. Önceleri bir tapınma hissi ile
- Kher şey, kâhinlerin uygun görmesiyle yerine getiriliyordu.âhinlerin nüfuzu o dereceyi bulmuştu ki, savaş ve barış gibi büyük işlerden, yeme, içme, tıraş olma ve yıkanma gibi basit işlere kadar
- Kâhinlerin dedikleri halk tarafalıyordu(1) .ından büyük bir hürmet, derin bir inanç ile karşılandığından kısa bir süre sonra gelenek hükmünü
- Keldetkisini göstermektedir.âniler ortadan kalkalı asırlar geçtiği halde sihirbazların, kâhinlerin ortaya attığı hurafeler, halen insanlığın önemli bir kısmında
- Mesela, türbelerde kandil yakmak âdeti Fenikelilerden intikal etmive denizciliğin ilâhı olan (Melkâres)'in heykeli önünde sürekli kandil yakarlardı.ş bir âdettir. Aslında Fenikeliler (Sur) şehrinin hâmisi, servet, ticaret
- "Sihir ve reml, bakla dökmek, fala bakmak..." gibi hurafeler de müslürnanlara Mısır ve Asur'lulardan geçmiştir.
- Mbakarlardı. Bu inanç aynen müslürnanlara da geçmiştir. Süryanilerin Ruhanileri, ibadet esnasında, kan ter içinde kalıncaya kadar didinirlerdi. Bizim cahil dervişlerin içinde de bunların hareketlerini taklid edenlerin az olmadıkları herkesin malumudur.üslümanlar arasına Süryanilerden de bir çok bâtıl âdetin girdiği bir gerçektir. Süryaniler, güvercinlere kutsal hayvan nazarıyla
- Mahud "Kaf" dağı hurafesi de İRAN efsanelerinden geadında bir kuşun varlığına inanırlardı. Bu kuşa ait efsaneler Osmanlı Edebiyatına bile girmiştir. çmiştir. Eski İranlılar (Kaf) isminde kutsal bir dağ ile onun üzerinde "ANKA"
- İran kahramanı meşhur Rlevhalarına kaynak teşkil etmiştir.üstem ile Simer arasındaki maceralar, İran Edebiyatının en parlak hayallerinin süslü şekillerle yapılan
- Ayrıca miraslarındandır.öteden beriden mana çıkarmak, bazı nesnelerde uğur ve uğursuzluk olduğuna inanma âdeti de Romalılarla putperest Arapların
- Romalılar kuşların uçuşundan, ötüşünden birtakım hükümler çıkarırlardı. Bu âdet aynıyla Araplarda da görülmektedir.
- Bugün ubaşlangıcı olarak telâkki ederdi.ğursuz saydığımız baykuş Romalılar tarafından aynı şekilde kabul olunurdu. Bir Romalı, baykuşun ötmesini bir felaket
- Keldanilerin kâhinlerine karşılık eski Araplarda da Arraflar (falcılar) bulunurdu.
- Eski Yunanlıların yarı tanrıları, Hıristiyanlığın yaygınlaşmasından sonra adlarım değiştirerek (Ay'a) namını almışlardı. Bu geleneğin yerleşmesi zamanla türbeperestlik şeklinde, İslâmiyete sokulabilmiştir(2).
- İslbayramları bunlardan biridir. Bu bayram, kaynağı itibariyle, eski insanların tabiata taptıkları çağdaki cihanşümul yaz bayramının devamından ibarettir. M.Ö. 3000 yıllarındaki göçebe Yahudi kavmi bu bayrama "PESAH" adını verirdi. Tanrının merhametini celp için davarlarının ilk dölünden kurban keserlerdi. Yahudiler Filistin'e yerleşip ziraat hayatına geçtikten sonra bu kurban törenine hamursuz ekmek(*) de karışmış oldu. Daha sonraları bu tören Yahudilerin Mısır'dan çıktıklarının şükranı olarak dinî bir bayram sıfatını kazandı. Halbuki menşeinde bu tören (kışın ölüp, ilkbaharda dirilen) "Neşvünema" tanrısı şerefine yapılan müşrik bayramı idi.âm'dan önceki ilahî din olan Hıristiyanlık içerisine de bir sürü bâtıl inanış sokulmuştur. Mesela, Hıristiyanların kutladığı "paskalya"
- Hıristiyanlar bu (Paganizm) devrinin bayramını "kitaba uydurup" İsa'nın kabul ettiler(3). ölüp dirildiği şerefine yapılan muhteşem dinî bayram olarak
- Çagörmekteyiz.ğdaş kültürün en yüksek seviyesine erişen batılı milletlerin halk topluluklarında da eski çağlardaki müşrik inanışlarının kalıntılarını
- Asldinlerden mutlaka birtakım inanışlar, âdetler girmiştir.ında bugünkü milletlerin hiçbiri hurafelerden tam anlamıyla alınamamışlardır. İnandıkları dinin kuralları içerisine daha önceki
- Çünkü hurafe inanbırakmaktadır.ışları bir bulaşıcı hastalık gibi bir din ehlinden başka bir din ehline geçebilmekte ve girdiği yerde de izler
- Mesela eski şamanist kavimlerin —ağaç kültü— (bazı ağaçlan kutsal sayma âdeti) hıristiyanlara geçerek "Noel Ağacı" olmuştur.
- Üzülerek görüyoruz ki bu âdet y"vitrinlerine" girmiştir.ılbaşlarında Hıristiyanlarınkine benzer şekilde, şimdi de bizim bazı müslüman "evlerine" ve
- Oysa Hıristiyanlar bu ağahüviyet kazandırmışlardır.ç "Kültü"nü Hz. İsa'nın doğumu hakkındaki bir efsaneye dayandırarak kitaplarına uydurmuş ve ona dinî bir
- İslâm öncesi eski Türkler, bazı su kaynaklarını, pınarları, ulu dağlan ve ağaçları "kutlu" kabul ederlerdi.
- Büyük İslâm bilginlerinden "El-Birûnî", Oğuz Türklerinin bir pınar yanındaki yere ve üzerindeki izlere secde ettiklerini söyler.
- El-Birûnî böyle yerlerden birini şöyle anlatıyor:
- "Tuş ile Abraşehir arasında bulunan kBu pınar büyük bir kalkana benzer. Suyu kenarı ile bir seviyededir. Bu pınardan ordu içse bile suyu bir parmak kadar dahi eksilmez(4)" üçük göle benzeyen tatlı sulu bir pınar Kimâk ülkesinde MENKÜR denilen dağda bulunuyor.
- Su kültü çok eski müolarak kabul edilip ziyaret edilmektedir. Bu, Bizans âdetlerinden intikal etmişdir.şrik dinlerin kalıntısı olarak zamanımıza kadar gelebilmiştir. Mesela İstanbul'daki "AYAZMALAR", kutsal su
- Kutsal ağa"Şadırvan"lara, para atma âdeti de bu inançtan kaynaklanmaktadır. Bunlar Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra dahi hâlâ bazı inanç ve âdetlerini büsbütün terketmediklerini göstermektedir.ç ve kutsal sular olarak kabul edilen bazı mahallere, Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde rastlanır. Bazı camilerdeki
- İslettirmektedir.âm Dini eski "cahiliyye" inanç ve âdetlerini bırakmayı kesinlikle emir buyurmasına rağmen, birçok âdet hâlâ varlığını devam
- Humarak" bez bağlayan, mum yakan, para atan, tuz serpen, bahçesinde, eşiğinde kurban kesen zavallı müslümanlar az değildir!..âlâ, "kutlu" sayılan bazı mahallerdeki ağaçlara, çalılara, incirlere, türbe pencerelerine(**), mezar taşlarına vb. şu, bu niyetle "meded
- Kızının nasibini a"muskacı ve büyücülere" koşuşturanlar, belki tahmin edilenden çok daha fazladır!..çtırmak, gelinine büyü yaptırmak, bilmem neredeki "yeraltı hazinelerini" öğrenebilmek için "falcılara", "üfürükçülere",
- Yazıktır ki, bunların sonucu olarak meydana gelen huzursuzluklar, avuhediyeler sihir-büyü neticesi bunalıma düşen gencecik insanlar ve acı felâketler.ç dolusu harcanan paralar, inanılmayacak ölçüde verilen
- Bu tür işlerden para kazanan hoca(!) kisveli sahtekârlar, madrabazlar... Ve onlara çanak tutan sinsi simsarlar...
- Kanaatimizce bütün bunlar, yüce belirtileridir. Bilgisizliğin manevî sahadaki yıkımıdır.İslâm Dinini iyi bilmemenin, onun gönül doyurucu, ruh okşayıcı akli ilkelerinden uzak kalmanın
- Bu kitabımda bazı hurafelerin neler olduğunu ve ne gibi belirttiğim gibi dinime, ülkeme ve kandırılmaya çalışılan masum insanlarımıza hizmettir.zararlara sebep olduğunu vurgulamaya çalıştım. Amacım,; "Önsöz" de de
- Onları, inançlarını zedeleyici hurafe illetinden uzak tutmak, bazı istismarcıların elinden kurtarmaktır.
- Kitabı iki ana bölümde hazırlamağa çalıştım.
- Birinci bkarşısında İslâm'ın hükümlerini özetlemeye çalıştım.ölümde; Muska ve Tılsımlar üzerinde durup muskanın, sihrin (büyünün) ne olduğunu, niçin yapıldığım ele aldım. Sihir
- İkinci bİslâm'ın görüşlerini belirttim.ölümde ise yaygın olan hurafeleri inceledim. Derlediğim hurafelerden örnekler sundum. Yeri geldikçe bu inanışlar karşısında
- Bu meslektaşlarıma teşekkür etmeyi bu vesileyle ifade etmek isterim.çalışmamda D.İ.B. Ankara Eğitim Merkezi'nde kursta bulunan 1985/1986 dönemi kursiyerlerine, bana bölgeleri hakkında bilgi veren
|
- (1) Hurafattan Hakikate, M.Şemsettin, s. 297, İstanbul, 1332
- (2) Hurafattan Hakikate, s. 298-300.
- (*) Hamursuz ekmek, mayalanmadan fırında, tandırda pişirilerek yapılan ekmektir.
- (3) Hurafeler ve Menşeleri, Abdülkadir İNAN, DÎB Yayını, s. 5. Ankara 1962
- (4) Hurafeler ve Menşeleri, s. 15.
- (**) Bunlarla ilgili anılarım geniş olarak ilgili bölümde anlatılmıştır.
Abdulaziz Tarhan www.darulerkam.de. adlı siteden alıntılanmıştır.Kendilerine Teşekkür ederim | MUSKA VE TILSIMLAR
==============================
Muska
Tilsim
Muska ve Tılsımların Menşei
Bazı Tılsımlardan Örnekler
Muskacıların Dayanağı
Muskacıların Sonu
==============================
.SİHİR ve BÜYÜ ==============================
Sihir
Buyu
Sihrin Tanımı
Sihir Yapmanın Amacı
Sinirin Doğuşu
Sihir Bozma
İslâm ve Sihir
Büyücünün İslâmî Hükmü
==============================
.YAYGIN HURAFELER ==============================
Hurafe, Hurafecilik
Çaput Bağlama
Mum Yakmak
Kurşun Dökmek
Fal Açmak
Kabirlerde Dua
Kabirlere Kurban Adamak
Ay ve Gunes Tutulmasi
Kus Otmesi Hayvan Ulumasi
Gunlerin Ugursuzlugu Inanci
Temizlik ve Sağlığa ait hurafeler
Kadın ve Hurafe
Cocuk ve Hurafe
Ölüm ve Hurafe
Cesitli Hurafeler
Sonuc
|